TARIMIN YENi YÜZÜ USLU ZİRAAT
  iskilip kızılcığı
 
Prof. Dr. Turan Karadeniz;
İSKİLİP, KIZILCIĞIYLADA ÜNLÜ BİR YÖRE OLACAKTIR.
(Kızılcığın Tüketildiği Yerde Hekime Gerek Yoktur. Lokman Hekim)
 
 
            2 Yılı aşkın süredir Kızılcık üzerine seleksiyon çalışması yapan Ordu Üniversitesi, Ordu Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Karadeniz, çok yakında Kızılcıkla İskilip’in özdeşleşeceğini söyledi.
            Yüksek Lisans öğrencisi Ziraat Mühendisleri Hüseyin Deligöz ve Mustafa Serdar Çorumlu’nun yardımcı olduğu projede 2 yıllık değerlendirmeler sonucunda ümit var tiplerin bulunduğu tespit edildi. Yörede 3 farklı tür Kızılcık bulunduğu beyan eden Prof. Dr. Turan Karadeniz İskilip’te yetişme alanlarının bu meyve türüne son derece uygun olduğunu vurguladı.
            Türkiye’de 1 milyon 600 Kızılcık ağacının bulunduğunu, yaklaşık 15 bin ton üretim yapıldığını kaydeden Karadeniz, bu meyve türüne diğer sert çekirdekliler kadar değer verilmediğini, halbuki dünyanın birçok ülkesinde özellikle halk hekimliğinde yaygın olarak kullanılan Kızılcık meyvesinin meyvesinden ağacına kadar bir çok alanda ve çeşitli iş kollarında  da kullanıldığını söyledi. Karadeniz, “ Kızılcık meyvesi kadar ağacı ve odunuyla da üretim yapılan alanlarda ekonomik hayatı etkilemektedir. Bir çok el sanatları ürünleri için mamul ve yarı mamul olarak değerlendirildiği, çiçek, yaprak ve meyvesinin dekoratif amaçlı peyzac bitkisi olarak kullanıldığı bilinmektedir. Ülkemizde ise halen orman bitkisi olarak kabul edilmekte ve üzerinde çok sınırlı düzeyde çalışmalar yapılmaktadır.
            Kızılcık, reçele, marmelata, meyve suyuna işlenebilmektedir. Bunun yanında sirke, pestil, pekmez, tarhana üretilebilmektedir. Yapraklarından yapılan çay da şifalıdır. Çekirdeklerinden kahve yapılmaktadır. Taze kabuklarından esans ve dizanteri hastalığına karşı ilaç hazırlanmaktadır. Gıda sanayinde taze, kuru ve sofralık olarak değişik şekillerde işlenmekte, yemeklerde tat verici olarak kullanılmakta, meyvelerinden de dondurma sanayinde yararlanılmakta, konserve ve şurup yapılmaktadır.
            Ülkemizde meşhur Devrek bastonları kızılcık ağacından yapılmakta olup özü sarı kırmızı ve pembe beyaz renkte çıkarılmaya uygundur. Bu özelliklerinden dolayı, sandalye ve tekstil mekikleri gibi büro malzemeleri yapımında kullanılmaktadır.” Dedi.
            KIZILCIK AĞAÇLARI, EROZYONU ÖNLÜYOR.
            Özellikle diğer meyve ağaçlarından henüz erken döneminde çiçek açan Kızılcık ağaçlarının arıcılıkta da polen ve nektar kaynağı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Turan Karadeniz, soğuklara karşı dayanıklı olması, kış soğuklarından zarar görmeyen ve kök yapısıyla da dünyanın birçok ülkesinde erozyona karşı önlem olarak tercih edilen ağaç olarak kullanıldığını beyan etti. 
Karadeniz, çoğu diğer meyve türlerinin yetiştirilemediği taşlık arazilerde ve tarımsal açıdan düşük değere sahip arazilerde Kızılcığın rahatlıkla yetiştirilebileceğini, hem de erozyona karşı bu arazilerin kazandırılabileceğini, arazilerin bu şekilde korunabileceğini ifade etti.
Kızılcığın periyoditize göstermeyen ve her yıl düzenli meyve veren bir tür olduğunu ifade eden Turan Karadeniz, optimum şartlarda yetiştirilen bir kızılcık ağacında ekonomik çağında yılda 150 kg kadar ürün alınabileceğini, 5x5 metre aralıklarla dikilen bir bahçeden dönüme 6 ton kadar üretim yapılabileceğini, iptidai şartlarda isse bunun en az bin 500 - 2 bin civarında gerçekleştiğini kilogram fiyatının 2 YTL den elde edilecek gelirin oldukça yüksek olduğunu söyledi.
 
KIZILCIĞIN PAZAR SORUNU YOK.
Kızılcık pazarının da açık olduğunu söyleyen Turan Karadeniz, ülkemizde sadece Malatya, Bursa, Yalova, Karabük ve İstanbul illerinde sınırlı düzeyde aşılı Kızılcık ağaçları ile yetiştiricilik yapıldığını dolayısıyla hemen, hemen tamamına yakınının isimleri ve şekilleri bilinmeyen tiplerde yapılabildiğini, bunların dahi kolay Pazar bulduğunu vurguladı. Karadeniz; “Ülkemizde Kızılcıklar yer, yer bin 500 metreye çıkmakta, genellikle bin 200, bin 300 metrelerde üretimde problemler yaşanmamaktadır. Sıcaklığın kışları eksi 35 dereceye kadar düştüğü yerlerde 150, 200 yıl yaşayan kızılcık, çiçeklenme ve hasat döneminde aşırı yağıştan zararlanmakta, hava neminin yüksek olduğu yerleri de istememektedir. Bu sınır değerleri göz önüne aldığımızda İskilip ekolojisi, kızılcık yetiştiriciliğine son derce uygun olup, karlı bir üretim dalı olacak niteliktedir. Çoğaltılması çelikle ve aşıyla yapılabilir. Özellikle değişik, küçük siyah meyveli olan ve halk arasında yabani kızılcık olarak bilinen ürün üzerine üstün özellikli kızılcık aşılanarak kolaylıkla çoğaltılabilir. Üstün özellikli tiplerden yaz veya kış aylarında alınacak çeliklerle de kızılcık çoğaltılabilecektir.
            T göz ve yongalı göz aşılarından kolaylıkla yaz aylarında uygulanmasıyla yeni bireyler hızlı bir şekilde yaygınlaştırılabilecektir. Kızılcıklar dipten yoğun bir şekilde sürgün verdiğinden, bu sürgünlerin ayrılması veya daldırılması suretiyle de yeni bireyler elde etmek mümkündür.
            2 Yıldır İskilip’te yürütmekte olduğumuz çalışma sonucunda tavsiye edilebilecek tiplerin bulunmasıyla (ki; bundan çok ümitliyiz) bu tipleri oluşturacak köklendirme ortamını da çoğaltılarak ulaştırılmasını planlamaktayız. Bunun için hızlı üretimin gereği olarak kontrollü bir tesis ortamının oluşturulması, mislenme ve alttan ısıtma sisteminin kurulması gerekli olacaktır. Erozyona karşı toprağı koruyan bu bitkinin ilk 4-5 yılda sulama sistemi kurulması ve tercihen damla sulama sisteminin oluşturulması kuraklığa bağlı su ile ilgili çıkabilecek problemleri ortadan kaldıracaktır “ dedi.
            İskilip Tarımını Araştırma ve Geliştirme Derneği Başkanı Osman Çakır bu işin ilgili kurum ve kuruluşlar ile işbirliği içinde yapılması gerektiğini, bir sivil toplum kuruluşu olarak İskilip’li üreticilerin her zaman yanında olduklarını beyan etti.
İSKİLİP TARIMLA KALKINACAKTIR.
            Bir AB Projesi olan İyi Tarım Uygulamaları ve Modern Kapama Meyve Bahçeleri Tesisi Eğitimi Projesi, Proje Koordinatörü Mustafa Sak, “Tarihsel süreç ve halen yürütülen çalışmalarımız, İskilip’in ancak Tarımla Kalkınabileceği gerçeğini ortaya koymaktadır. Bu alanda Çorum Valisi sayın Hüseyin Poray’ın teşvik ve destek ve yönlendirmelerinden büyük güç almaktayız” dedi. Sak; Kaymakamlık, İskilip Belediye Başkanlığı, Halk Eğitim Merkezi ve tüm emeği geçenlere teşekkür etti.
 
 
 
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=